İran’ın İsfahan eyaletinde, askeri bir tesise yönelik drone saldırısı yaşandı. 28 Ocak Cumartesi gecesi meydana gelen olayda, İran Savunma Bakanlığı, saldırıda herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve sadece bir atölyenin çatısında hafif hasar oluştuğunu bildirdi. Bu saldırı, ABD’den gelen sert uyarıların ve bölgedeki artan gerilimin hemen ardından gerçekleşti.
İranlı yetkililer, askeri tesisi hedef alan üç insansız hava aracından ikisinin düşürüldüğünü, birinin ise tesise isabet ederek küçük çaplı zarara yol açtığını açıkladı. Saldırının zamanlaması ve hedefi, uluslararası arenada dikkatleri yeniden İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikaları üzerine çekti.
Saldırının Detayları ve İran’ın Tepkisi
İran Savunma Bakanlığı, İsfahan’daki tesise düzenlenen saldırıyı “başarısız bir insansız hava aracı saldırısı” olarak nitelendirdi. Yapılan açıklamada, “Cumartesi akşamı saat 23.30 sıralarında (TSİ 22.00) İsfahan’daki bir Savunma Bakanlığı atölye kompleksine mikro insansız hava araçları tarafından başarısız bir saldırı düzenlendi. Bu insansız hava araçlarından ikisi savunma sistemleri tarafından düşürüldü. Üçüncüsü ise bir atölyenin çatısına çarparak hafif hasara neden oldu. Şükürler olsun ki can kaybı olmadı” denildi.
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, saldırıyı “korkakça” olarak nitelendirerek, bu tür eylemlerin İran’ın ilerlemesini durduramayacağını vurguladı. Saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen bir taraf olmazken, uluslararası spekülasyonlar İsrail’i işaret ediyor.
Uluslararası Yankılar ve ABD Bağlantısı
Saldırı, ABD istihbarat yetkililerinin ve üst düzey diplomatların İran’a yönelik tehditkar açıklamalarının hemen ardından geldi. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü William Burns, daha önce yaptığı açıklamada İran’ın Rusya’ya drone tedarikini “gerçek bir tehdit” olarak değerlendirmişti. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise İran’ın “önemli bir baskıyla” karşılaşması gerektiğini belirtmişti. Bu açıklamalar, saldırının arkasındaki potansiyel nedenler hakkında soru işaretleri yarattı.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Mihaylo Podolyak, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımla saldırıyı Ukrayna’daki savaşla ilişkilendirdi. Podolyak, “Ukrayna savaşı, mantıksal ve kesinlikle adil bir şekilde İran’ın da borcunu ödemesini sağlıyor. Patlayıcı geceler İran’da, drone ve füze üretimi için. Ukrayna sizi uyarmıştı” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran’ın Rusya’ya insansız hava aracı desteği sağladığı iddiaları üzerinden gerilimin boyutunu gözler önüne serdi.
Bölgesel Gerginliklerin Tarihsel Arka Planı
İran’daki hassas tesislere yönelik saldırılar ilk kez yaşanmıyor. Geçmişte de ülkenin nükleer programıyla bağlantılı Natanz (2020) ve Karaj (2021) tesisleri benzer saldırıların hedefi olmuştu. Ayrıca, Ocak 2020’de İranlı General Kasım Süleymani’nin ve aynı yıl Kasım ayında nükleer bilimci Muhsin Fahrizade’nin suikastları da bölgedeki gerilimi tırmandıran önemli olaylar arasında yer alıyor. Bu suikastların arkasında da İsrail’in olduğu iddia edilmişti.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun kısa süre önce “İran’a karşı güçlü bir caydırıcı ittifak” kurmaktan bahsetmesi, İsfahan saldırısının arkasındaki olası failler hakkındaki spekülasyonları daha da artırdı. Bölgedeki bu gelişmeler, Orta Doğu’da zaten kırılgan olan dengeleri daha da sarsma potansiyeli taşıyor.
