ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Venezuela’dan ham petrol taşıdığı belirtilen “Monza” adlı tankere el konulduğunu duyurdu. Bu operasyon, ABD’nin Venezuela’daki Nicolas Maduro rejimine uyguladığı yaptırımları ihlal eden petrol sevkiyatlarını hedef alma çabalarının son halkası olarak kayıtlara geçti.
Tankerin, Venezuela’dan ayrıldıktan sonra kimliği belirtilmeyen bir yabancı limana doğru seyir halindeyken durdurulduğu ve içindeki yaklaşık 700.000 varil ham petrole de el konulduğu açıklandı. Operasyonun, uluslararası yaptırımlara rağmen yasa dışı yollarla petrol ticareti yapmaya çalışan aktörlere karşı ABD’nin kararlı duruşunu bir kez daha ortaya koyduğu belirtiliyor.
Monza Tankeri ve El Koyma Detayları
El konulan Monza tankeri, ham petrolü Venezuela’dan alarak yaptırımları delme girişiminde bulunuyordu. ABD Adalet Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, tanker ve kargosu üzerindeki el koyma kararı, yaptırım ihlalleriyle mücadele kapsamında alındı. Operasyonun, Yunanistan merkezli bir gemicilik şirketinin yönettiği bir tanker üzerinden gerçekleşmesi, bu tür yasa dışı faaliyetlerde uluslararası ağların kullanıldığına işaret ediyor.
ABD, Venezuela’nın petrol gelirlerini Maduro rejiminin desteklenmesi ve insan hakları ihlallerinin finanse edilmesi için kullandığı gerekçesiyle bu ülkeye kapsamlı yaptırımlar uyguluyor. Bu yaptırımlar, Venezuela petrolünün uluslararası pazarlara ulaşmasını engellemeyi ve rejimi ekonomik olarak sıkıştırmayı amaçlıyor.
ABD’nin Yaptırım Politikası ve Amacı
ABD’nin Venezuela’ya yönelik yaptırım politikası, Nicolás Maduro hükümetini demokratik reformlara zorlama ve insan hakları ihlallerini sonlandırma amacı taşıyor. Bu kapsamda, Venezuela Devlet Petrol Şirketi PDVSA ve onunla iş yapan kişi ve kuruluşlar yaptırım listesine alınıyor. Tankerlere el konulması gibi operasyonlar, bu yaptırımların caydırıcılığını artırmayı ve yasa dışı ticaret yollarını kapatmayı hedefliyor.
Adalet Bakanlığı, bu tür el koymaların, yaptırım ihlalleri yoluyla elde edilen yasa dışı gelirlerin küresel finans sisteminden uzak tutulması açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor. Ayrıca, benzer taktiklerin daha önce İran’a uygulanan yaptırımları delme girişimlerinde de kullanıldığı ve ABD’nin bu tür hileli yöntemlere karşı uyanık olduğu belirtiliyor.
Daha Önceki Benzer Operasyonlar
Monza tankerine el konulması, ABD’nin Venezuela ve İran gibi ülkelere yönelik yaptırımları delmeye çalışan gemilere karşı yaptığı ilk operasyon değil. Geçmişte de benzer vakalar yaşanmıştı:
- 2021: ABD, İran’dan petrol taşıdığı iddia edilen `Achilleas` adlı tankere el koymuştu. Bu olay, İran petrolünün yasa dışı yollarla satılmasını engelleme çabalarının önemli bir parçasıydı.
- 2020: ABD, yaklaşık 1,1 milyon varil İran petrolü taşıyan dört tankere (`Luna`, `Pandhi`, `Bering` ve `Bella`) el koyduğunu açıklamıştı. Bu tankerlerin de yaptırımları delmek üzere tasarlandığı iddia edilmişti.
Bu ardışık operasyonlar, ABD’nin uluslararası yaptırımlarını kararlılıkla uyguladığını ve bu yaptırımlardan kaçınmaya çalışan tüm aktörleri sıkı bir şekilde takip ettiğini gösteriyor. Denizcilik sektöründeki şirketler için yaptırım rejimlerine uyumun ne kadar hayati olduğu, bu olaylarla bir kez daha netleşmiş durumda.















