Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye’nin sınır güvenliğine ve terörle mücadelesine yönelik kararlı duruşunu bir kez daha vurguladı. Bakan Güler, yaptığı açıklamada, “Suriye’nin güvenliğini kendi güvenliğimiz olarak görüyoruz” diyerek bölgedeki stratejik yaklaşımı ortaya koydu. Bu açıklama, Türkiye’nin güney sınırlarında yürüttüğü operasyonların temel felsefesini de gözler önüne serdi.
Bakan Güler’in bu kritik ifadeleri, Milli Savunma Üniversitesi Fırat Konferans Salonu’nda düzenlenen “Dünden Bugüne Sınırlar” sempozyumunda geldi. Güler, ülkenin sınırlarının ve vatandaşların güvenliğinin sağlanması adına terörle mücadelenin aralıksız sürdürüleceğinin altını çizdi. Türkiye’nin PKK/YPG/PYD, DEAŞ ve FETÖ gibi terör örgütleriyle mücadelesinin, sadece kendi topraklarının değil, aynı zamanda bölgesel istikrarın teminatı olduğunu belirtti.
Suriye ve Sınır Güvenliğine İlişkin Stratejik Bakış
Bakan Güler, Türkiye’nin komşu ülke Suriye’nin istikrar ve güvenliğine verdiği önemi dile getirirken, bu durumun Türkiye’nin kendi ulusal güvenliğiyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade etti. Suriye’deki güvenlik boşluğunun terör örgütleri tarafından istismar edilmesinin, Türkiye için ciddi tehditler oluşturduğunu hatırlattı. Bu nedenle, Türkiye’nin Fırat Kalkanı gibi sınır ötesi harekatlarla bölgede bir güvenlik kuşağı oluşturma çabalarının devam ettiğini vurguladı.
Güler, Türkiye’nin terörle mücadeledeki hassasiyetini anlatırken, bu mücadelenin uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa hakkı çerçevesinde yürütüldüğünü belirtti. PKK/YPG/PYD başta olmak üzere tüm terör örgütlerinin ortadan kaldırılmasının, Türkiye’nin temel önceliklerinden biri olduğunu ve bu uğurda her türlü adımın atılmaktan çekinilmeyeceğini kaydetti.
Terörle Mücadelede Kararlılık Vurgusu
Bakan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) terörle mücadelede gösterdiği üstün başarıları ve kahramanlığı övdü. Özellikle Pençe-Kilit Operasyonu ile Irak’ın kuzeyindeki terör unsurlarına karşı yürütülen mücadelenin önemine değindi. Güler, “Terörün kökünü kazımak için son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar operasyonlarımız kararlılıkla devam edecektir” ifadeleriyle mücadelenin boyutunu ve azmini ortaya koydu.
Ayrıca, terör örgütlerinin finans kaynaklarının kurutulması ve uluslararası alandaki desteklerinin kesilmesi konusunda da Türkiye’nin aktif rol oynadığını ekledi. Sınırların fiziki güvenliğinin yanı sıra, istihbarat ve teknolojik imkanlarla da desteklendiğini, bu sayede sızma girişimlerinin ve terör eylemlerinin önlendiğini aktardı.
Bölgesel ve Küresel Gelişmeler Mercek Altında
Bakan Güler, konuşmasında sadece terörle mücadeleyi değil, bölgesel ve küresel ölçekteki diğer önemli konulara da değindi. Kıbrıs meselesinin Türkiye için milli bir dava olduğunu ve çözüm arayışlarında her zaman Kıbrıs Türk halkının haklı davasının yanında duracaklarını belirtti. Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini, Türkiye’nin buradaki hak ve menfaatlerini korumak için gerekli tüm tedbirleri aldığını ifade etti.
Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin yapıcı ve aktif bir rol üstlendiğini vurgulayan Güler, “Ülkemizin güçlü ve istikrarlı duruşu, bölgemizin ve küresel barışın tesisi için hayati önem taşımaktadır” diyerek Türkiye’nin dış politikasının genel çerçevesini çizdi.
Bakan Yaşar Güler’in açıklamaları, Türkiye’nin hem kendi iç güvenliği hem de bölgesel istikrar için proaktif bir güvenlik politikası izlediğini, terörle mücadelesinde taviz vermeyeceğini ve ulusal menfaatlerini kararlılıkla savunacağını bir kez daha gözler önüne serdi.















