Uluslararası finans kuruluşu ING Group’un ekonomistleri, Türkiye ekonomisi için 2024 yıl sonu enflasyon beklentisini açıkladı. Yayımlanan raporda, Türkiye’de yıl sonunda tüketici fiyatları enflasyonunun yüzde 75 seviyesine ulaşacağı öngörülürken, bu tahmin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yüzde 38’lik hedefinin oldukça üzerinde seyrediyor.
Bu “olumsuz” olarak nitelendirilen beklenti, piyasalardaki mevcut enflasyonist baskıların devam ettiğini ve resmi hedeflerden önemli ölçüde sapma potansiyeli taşıdığını gösteriyor. ING ekonomistleri, enflasyonun Nisan 2024’te yüzde 75-80 bandında zirve yapacağını ve ardından baz etkisiyle bir miktar gerilese de, yıl sonu rakamının TCMB’nin çok üzerinde kalacağını belirtti.
Kimden Geldi?
Bu dikkat çekici enflasyon tahmini, küresel çapta faaliyet gösteren ve finansal analizleriyle tanınan ING Group’un ekonomistleri tarafından hazırlanmış bir raporla kamuoyuna sunuldu. Uluslararası kurumların Türkiye ekonomisine yönelik değerlendirmeleri, yatırımcılar ve politika yapıcılar tarafından yakından takip edilmektedir.
Ne Bekleniyor?
- Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi: ING Group, 2024 yılı için Türkiye’de tüketici fiyatları enflasyonunun yüzde 75 seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor.
- Enflasyon Zirvesi: Enflasyonun Nisan 2024’te yüzde 75 ila 80 bandında zirve yapacağı tahmin ediliyor. Bu, önümüzdeki aylarda fiyat artışlarının hız kesmeden devam edeceği anlamına geliyor.
- Baz Etkisinin Rolü: Mayıs ayından itibaren devreye girecek olan baz etkisinin enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturması bekleniyor. Ancak bu gerilemenin, yıl sonu tahminini yine de TCMB’nin hedeflerinin oldukça üzerinde bırakacağı vurgulanıyor.
Neden Bu Kadar Yüksek?
ING ekonomistleri, Türkiye’deki enflasyonun yüksek seyretmesinin temel nedenlerini çeşitli makroekonomik faktörlere bağlıyor. Bu faktörler, hem iç piyasa dinamiklerinden hem de dış ekonomik gelişmelerden kaynaklanıyor:
- Güçlü İç Talep: Ekonomideki güçlü iç talep, tüketimin canlı kalmasına ve dolayısıyla fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskının sürmesine neden oluyor.
- Ücret Artışları: Özellikle asgari ücret ve diğer toplu sözleşmelerle gelen ücret artışları, maliyetler üzerinden enflasyona yansıyor ve harcama gücünü belirli bir düzeyde tutarak talebi destekliyor.
- Türk Lirası’ndaki Değer Kaybı: Türk Lirası’nın döviz kurları karşısındaki değer kaybı, ithal ürünlerin maliyetini artırarak üretici ve tüketici fiyatlarına yansıyor.
- Makroekonomik Dengesizlikler: Uzun süredir devam eden makroekonomik dengesizlikler ve yapısal sorunlar, enflasyonla mücadelenin daha çetin geçmesine zemin hazırlıyor.
Merkez Bankası Tahmini ve Farklar
ING Group’un yüzde 75’lik yıl sonu enflasyon tahmini, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) son açıkladığı yüzde 38’lik beklentiden neredeyse iki kat daha yüksek. Bu büyük fark, piyasa aktörleri ile resmi kurumlar arasındaki beklenti uçurumunu gözler önüne seriyor. Merkez Bankası, enflasyonu tek haneye indirme hedefini korurken, ING gibi uluslararası kuruluşların bu denli yüksek tahminler sunması, Türkiye ekonomisinin önündeki enflasyon mücadelesinin ne kadar zorlu olabileceğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Ekonomistler, Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon hedefine ulaşabilmesi için para politikasının sıkılığını sürdürmesi ve enflasyon beklentilerini yönetme konusunda daha agresif adımlar atması gerektiğini belirtiyor.
