İsrail’in bölgedeki İran bağlantılı hedeflere yönelik operasyonları, son olarak Tahran ve Beyrut’u vuran eş zamanlı saldırılarla yeni bir boyut kazandı. Perşembe akşamı gerçekleşen saldırılarda, Tahran’da İran Devrim Muhafızları (IRGC) ile bağlantılı bir bina hedef alınırken, Beyrut’un güney banliyölerinde ise bir araç vuruldu. Bu olaylar, Orta Doğu’da zaten yüksek olan gerilimi daha da tırmandırıyor.
Uygunhaber.net’in edindiği bilgilere göre, her iki saldırı da perşembe akşamı yaşandı ve İsrail’in bölgedeki İran etkisini kırma çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Tahran’daki saldırıda bir IRGC subayının ağır yaralandığı, Beyrut’taki saldırıda ise kimliği belirsiz bir Hizbullah üyesinin hayatını kaybettiği bildirildi.
Tahran’daki Hedef: Devrim Muhafızları Binası
İran’ın başkenti Tahran’ın batı kesiminde, Perşembe akşamı Devrim Muhafızları ile ilişkili olduğu belirtilen bir bina insansız hava aracıyla (İHA) saldırıya uğradı. İran’ın yarı resmi Fars haber ajansının yerel kaynaklara dayandırdığı habere göre, saldırı sonucunda bir Devrim Muhafızları subayı ağır şekilde yaralandı. Ajans, İHA’nın IRGC’ye ait bir komuta merkezini hedef aldığına dair teyit edilmemiş raporların bulunduğunu da aktardı. İsrail, bu tür operasyonlar hakkında genellikle yorum yapmamasına rağmen, bu saldırının arkasında İsrail’in olduğu yönünde güçlü spekülasyonlar bulunuyor.
Beyrut’un Güney Banliyölerinde Saldırı
Aynı akşam, Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güney banliyölerinde de İsrail’e ait bir insansız hava aracı saldırısı yaşandı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı (NNA) ve Hizbullah’a ait Al-Manar televizyonunun bildirdiğine göre, Hizbullah’ın kalesi olarak bilinen Dahiye bölgesinde bir araç hedef alındı. Saldırı sonucunda araçta bulunan kimliği belirsiz bir Hizbullah üyesi hayatını kaybederken, bir kişi de yaralandı. Bu bölge, Hizbullah’ın siyasi ve askeri varlığının yoğun olduğu stratejik bir alan olarak biliniyor.
Bölgesel Gerilimin Yükselişi ve Önceki Saldırılar
Bu eş zamanlı saldırılar, İsrail’in özellikle 7 Ekim’de Hamas’ın saldırısı sonrası Gazze’de başlattığı operasyonlarla birlikte bölgedeki tansiyonun ne denli yükseldiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. İsrail, uzun süredir Lübnan ve Suriye’deki İran destekli grupların askeri kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini açıkça belirtiyor. Bu bağlamda, saldırılar bölgedeki İran ve İsrail arasındaki vekalet savaşının derinleştiğinin bir işareti olarak yorumlanıyor.
Son saldırılardan önce de bölgede benzer operasyonlar kaydedilmişti. Örneğin, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Çarşamba akşamı Suriye’nin güneyindeki Kuneytra vilayetinde bir askeri bölgeye İsrail’in hava saldırısı düzenlediğini bildirmişti. Bu saldırıda İran yanlısı üç savaşçının öldürüldüğü belirtilmişti. İsrail’in bu tür saldırılarla İran’ın bölgedeki askeri yığınağını ve müttefiklerini hedef aldığı biliniyor.
Uluslararası gözlemciler, Gazze’deki çatışmaların bölgesel bir yayılma potansiyeli taşıdığı uyarısında bulunurken, Tahran ve Beyrut’a yönelik son saldırı dalgasının bu endişeleri daha da artırdığı belirtiliyor. Bölgedeki tüm taraflar, gerilimin kontrolden çıkmasını önlemek için diplomatik çabalara ağırlık verilmesi gerektiğini vurguluyor.
