Ukrayna’daki savaş, küresel ekonomide yarattığı belirsizlikle birlikte Türkiye’nin halihazırda yüksek seyreden enflasyon, enerji bağımlılığı ve dış ticaret kırılganlıklarını daha da derinleştirme riski taşıyor. Küresel emtia fiyatlarında yaşanan artışlar, enerji ve gıda maliyetlerini doğrudan etkileyerek Türk ekonomisi üzerinde önemli bir baskı oluşturuyor.
Şubat 2022 verilerine göre Türkiye’de yıllık tüketici enflasyonu (TÜFE) %48,69, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ise %93,53 seviyesindeydi. Aylık bazda TÜFE %4,53, Yİ-ÜFE ise %7,22 artış göstermişti. Gıda enflasyonu yıllık %53,01, enerji enflasyonu ise %69,25 ile dikkat çekiyordu. Bu yüksek enflasyon ortamında başlayan savaş, Türk ekonomisini daha çetin bir dönemeçle karşı karşıya bırakıyor.
Savaşın Ekonomiye Doğrudan Etkileri Nelerdir?
1. Enerji Fiyatlarındaki Yükseliş ve Maliyet Şoku
- Türkiye, doğalgazda %98, petrolde ise %93 oranında dışa bağımlı bir ülke. Savaşla birlikte Brent petrolün varil fiyatının 120 dolara yaklaşması ve doğalgaz fiyatlarındaki artış, Türkiye’nin enerji ithalat faturasını önemli ölçüde artıracak.
- Bu durum, hem sanayi üretim maliyetlerini yükselterek üretici enflasyonunu besleyecek hem de tüketicinin enerji harcamalarını artırarak tüketici enflasyonu üzerinde baskı yaratacak.
- Yüksek enerji maliyetleri, cari açığın genişlemesine yol açarak Türk Lirası üzerinde de değer kaybı baskısı oluşturabilir.
2. Gıda Güvenliği ve Fiyat Artışları
- Türkiye, buğday ithalatının %69‘unu Rusya’dan, %12‘sini ise Ukrayna’dan sağlıyor. Ayçiçek yağı ithalatında ise Rusya %64, Ukrayna %15‘lik paya sahip.
- Savaş nedeniyle bu bölgelerden yapılan gıda ithalatında yaşanan aksaklıklar ve küresel piyasalarda buğday, arpa, mısır, ayçiçek yağı gibi ürünlerin fiyatlarının rekor seviyelere çıkması, Türkiye’de gıda enflasyonunu daha da yükseltecek.
- Mart 2022 itibarıyla buğday fiyatlarının son 14 yılın en yüksek seviyesine ulaşması, ekmekten makarnaya kadar birçok temel gıda ürününün maliyetini etkileyecek.
3. Turizm Sektörüne Darbe
- Türkiye’nin turizm gelirlerinde Rusya ve Ukrayna vatandaşları önemli bir paya sahip. 2021 yılında ülkeye gelen turistlerin %19‘u Rusya’dan, %8‘i ise Ukrayna’dan gelmişti.
- Savaş ve seyahat kısıtlamaları, bu iki ülkeden gelen turist sayısını önemli ölçüde azaltacak, bu da döviz girdisi ve istihdam açısından turizm sektörüne ciddi bir darbe vuracak.
4. Ticaret İlişkilerinde Kırılganlık
- Rusya, Türkiye’nin toplam ihracatında %2,9, ithalatında ise %10,4 gibi önemli bir paya sahip. İthalatın büyük kısmı enerji kalemlerinden oluşuyor.
- Savaş ve buna bağlı olarak uygulanan yaptırımlar, Türkiye’nin Rusya ile olan ticaret hacmini ve lojistik akışını olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
5. Finansal Piyasalar ve Kur Baskısı
- Küresel belirsizlik ortamında yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesi, gelişmekte olan piyasalardan sermaye çıkışlarını hızlandırabilir. Bu durum, Türk Lirası üzerinde değer kaybı baskısını artırabilir ve borçlanma maliyetlerini yükseltebilir.
Savaş, Türk Ekonomisini Nasıl Etkileyecek?
Ukrayna’daki savaş, Türk ekonomisini başta yüksek enflasyon, artan enerji ve gıda maliyetleri, turizmde beklenen düşüş ve ticaretteki olası aksaklıklar üzerinden olumsuz etkileyecek. Mevcut ekonomik kırılganlıklar, bu yeni şoklarla daha da derinleşme riski taşımaktadır. Ekonomistlere göre, küresel emtia fiyatlarındaki artışlar ve jeopolitik gerilimler sürdükçe, Türkiye’nin enflasyonla mücadelesi zorlaşacak, cari açık baskısı artacak ve ekonomi yönetimi üzerinde yeni politika ayarlamaları yapma ihtiyacı doğuracaktır.
