Yunanistan devlet televizyonu ERT’de yaptığı açıklamalarla Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan Yunan avukat Kostas Kalogirou’nun geçmişi, tartışmalı kimliğini gözler önüne serdi. Kalogirou’nun daha önce terör örgütü PKK/YPG’yi “Kürt kurtuluş örgütü” olarak tanımladığı ve terörist niteliğini reddettiği ortaya çıktı.
Provokatif söylemleriyle dikkat çeken Kalogirou, canlı yayında Türkiye’yi “NATO üyesi deli” olarak nitelendirirken, Cumhurbaşkanı Erdoğan için de benzer ifadeler kullandı ve Türkiye’ye “derhal yaptırım uygulanması” çağrısında bulundu. En dikkat çekici ve tepki çeken sözlerinden biri ise, Erdoğan’ın dedesinin Sakarya Meydan Muharebesi’nde “yenilenlerden biri” olduğu iddiası oldu. Bu ifadeler, Ankara’da sert yankı buldu.
Kostas Kalogirou Kimdir? Terörle Bağlantısı Ne?
Yunanistan’da bir avukat olarak tanınan Kostas Kalogirou, uluslararası platformlarda ve medya organlarında sıkça Türkiye karşıtı söylemleriyle gündeme gelmiştir. Ancak, kendisini asıl tartışmalı hale getiren, terör örgütü PKK/YPG’ye yönelik açık savunuculuğudur.
- PKK/YPG Savunuculuğu: Kalogirou, PKK/YPG’yi “Kürt kurtuluş örgütü” olarak tanımlamakta ve uluslararası alanda terör örgütü olarak kabul görmesini şiddetle reddetmektedir. Bu duruşu, Türkiye’nin terörle mücadelesine yönelik açık bir karşı çıkış olarak değerlendirilmektedir.
- AİHM Davaları: Yunan avukat, geçmişte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde Türkiye aleyhine, terör örgütü PKK mensupları adına davalar açmıştır. Bu davalarda, terör örgütü üyelerinin “mağdur” statüsü kazanması için çaba sarf ettiği bilinmektedir.
Provokatif Sözlerin Detayları
ERT televizyonundaki programda Kalogirou, Türkiye’nin son dönemdeki dış politika adımlarını ve NATO üyeliğini eleştirirken, aşırı ifadeler kullanmaktan çekinmedi:
- “Türkiye NATO üyesi deli, Erdoğan deli.”
- “Türkiye’ye derhal yaptırım uygulanmalı.”
- “Onun (Erdoğan’ın) dedesi Sakarya’da yenilenlerden biri.”
Özellikle Sakarya Meydan Muharebesi’ne atıfta bulunarak dile getirdiği sözler, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecindeki en kritik zaferlerden birine ve milli hafızaya yönelik bir hakaret olarak algılandı. Bu tür tarihsel referanslar, iki ülke arasındaki hassas ilişkilere yeni bir gerilim boyutu katmaktadır.
Türkiye’den Gelen Tepkiler ve Durumun Önemi
Kalogirou’nun açıklamaları, Türkiye’de geniş çaplı tepkilere neden oldu. Türk yetkililer ve kamuoyu, bu sözlerin sadece bir siyasi eleştiri olmadığını, aynı zamanda terör örgütü savunuculuğu ve tarihi çarpıtmaların birleşimi olduğunu vurguladı. Bu olay, Yunanistan’daki bazı çevrelerin Türkiye karşıtı duruşlarını sürdürdüğünü ve terör örgütlerine karşı hoşgörülü yaklaşımlar sergileyebildiğini bir kez daha ortaya koydu.
Bu tür provokatif açıklamalar, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkilerde zaman zaman yaşanan gerilimi daha da artırma potansiyeli taşırken, uluslararası hukuk ve terörle mücadele prensipleri açısından da soru işaretleri yaratmaktadır. Bir NATO üyesi ülkenin devlet televizyonunda, başka bir NATO üyesi ülkenin liderine yönelik hakaretlerin ve terör örgütlerini aklama çabalarının dile getirilmesi, diplomasi ve müttefiklik ruhuna aykırı düşmektedir.















