İSTANBUL – Ünlü iş insanı Kasım Garipoğlu’nun, aile üyeleri ve Beşiktaş Emlak A.Ş. aleyhine açtığı 30 milyon dolarlık alacak davası, uzun süren yargılamaların ardından İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yeniden karara bağlandı. Mahkeme, daha önce verilen beraat kararının İstinaf Mahkemesi tarafından bozulmasının ardından yapılan yargılamada, tüm sanıkların bir kez daha beraatine hükmetti.
Bu kararla birlikte, Garipoğlu ailesi ve ilgili şirket, Kasım Garipoğlu’nun 1999 yılında aile şirketlerindeki hisseleri karşılığında kendisine vadedildiğini iddia ettiği 30 milyon dolarlık tazminat talebinden aklandı. Dava, özellikle iş dünyası ve kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.
Davanın Konusu ve Temel İddialar
Kasım Garipoğlu, dava dilekçesinde çarpıcı iddialarda bulunmuştu. Ailesinin, özelleştirme süreçleriyle Sümerbank ve Sümer Denizcilik gibi önemli şirketleri bünyesine katarak ticari güçlerini artırdığını belirten Garipoğlu, 1999 yılında aile şirketlerindeki görevlerinden ayrılması ve hisselerini devretmesi karşılığında kendisine 30 milyon dolar ödeneceği konusunda anlaşma yapıldığını öne sürmüştü.
Ancak davacı, bu miktarın sadece 5 milyon dolarının ödendiğini, geri kalan 25 milyon doların ise ödenmediğini iddia etti. Kasım Garipoğlu, 30 milyon dolarlık bir ibranameyi, eksik ödeme yapılmasına rağmen, yanıltılarak imzaladığı iddiasıyla hukuki süreç başlatmıştı.
Sanık tarafı ise, Kasım Garipoğlu’na düşen tüm payın eksiksiz bir şekilde ödendiğini ve kendisinin kendi rızasıyla tüm alacaklarından feragat ettiğini gösteren ibranameyi imzaladığını savunarak, davanın reddini talep etmişti.
Yargılama Süreci ve İstinafın Etkisi
Dava, ilk olarak İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü ve mahkeme, sanıkların beraatine karar verdi. Ancak Kasım Garipoğlu’nun avukatlarının itirazı üzerine dosya, bir üst mahkeme olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne (İstinaf Mahkemesi) taşındı. İstinaf Mahkemesi, ilk kararı bozarak davanın yeniden görülmesi gerektiğine hükmetti. Bu bozma kararı, özellikle davanın karmaşık yapısı ve yüksek meblağ nedeniyle önemliydi.
Bilirkişi Raporları ve Mahkemenin Gerekçesi
Yeniden yargılama sürecinde, mahkeme, olayın açıklığa kavuşturulması için iki ayrı bilirkişi raporunu titizlikle değerlendirdi:
- İlk Bilirkişi Raporu: İbra senedi üzerindeki imzanın Kasım Garipoğlu’na ait olduğunu kesin olarak teyit etti.
- İkinci Bilirkişi Heyeti Raporu: 1999 yılına ait banka hesap hareketleri ve transfer kayıtlarını detaylı bir şekilde inceledi. Bu inceleme sonucunda, iddia edilen 30 milyon dolarlık meblağın Kasım Garipoğlu’na ödendiği tespit edildi. Ayrıca, heyet raporu da ibraname üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu yönündeki ilk tespiti güçlendirdi.
İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi, bilirkişi raporlarının yanı sıra toplanan diğer delilleri ve tüm yargılama sürecini dikkate alarak kararını verdi. Mahkeme, davacı Kasım Garipoğlu’nun, hem ibraname üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı hem de 30 milyon dolarlık ödemenin gerçekleşmediği yönündeki iddialarını somut ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığına hükmetti. Özellikle imza inkârı konusunda davacının Yargıtay’a kadar itirazını sürdürmemiş olması da mahkemenin kararında etkili oldu.
Bu kararla birlikte, Garipoğlu ailesi ve Beşiktaş Emlak A.Ş. hakkındaki 30 milyon dolarlık alacak davası, ikinci kez tüm sanıkların beraatiyle sonuçlanmış oldu. Kasım Garipoğlu’nun, bu kararı Yargıtay’a taşıma hakkı bulunmaktadır.
